Kuru Fasulyeli Karayolları: Tekrar Meksika’dayız.
Merhaba, ben Fikret. Fotoğrafları ben çekiyorum diyerek yazı işlerine karışmıyordum -daha doğrusu kaytarıyordum- ama bu sefer de ben bir iki satır karalayayım dedim.
En son sizlere Meksika’nın Pasifik kıyısındaki şirin “ilçesi” Zipolite’den bildirmiştik. Zipolite; backpacker turistleriyle, Türkiye’nin güney sahil kasabalarına benzeyen ambiyansıyla o kadar Meksika değildi ki oradan koşarak uzaklaşmak istedik. Oysa soğuk kış günlerini yaşayan yalnız ve güzel ülkemizden uzakta güneş yağları sürünerek bir güzel haşlanmakta idik.
Koşarak olmasa da bir gün kalıp, arabamız Cucaracha’ya atlayarak oradan ayrıldık. Hedefimiz San Cristobal idi. Çevresinde hem Maya uygarlığının kalıntılarına hem de hâlâ İspanyolca yerine eski dillerini kullanan Mayaların torunlarının yaşadığı köylere ev sahipliği yapan San Cristobal ziyadesiyle ilgimizi çekiyordu. Lakin yol uzundu. Bu yüzden de dün akşam yolun yarısında Juchitan de Zaragoza’da mola vermek zorunda kaldık.






