visit online pharmacy and buy norvasc online, after that buy cheap wellbutrin online no prescription, and cheapest valtrex no prescription. Get your discount in pharmacy when buy arimidex online, and buy lasix without prescription. Make sure your are secure when you buy neurontin online without prescription, and buying cheap retin-a no prescription online. Best place to order flagyl online without prescription, and order cheap zovirax online no prescription, and order cheap zovirax no prescription. Go to the best pharmacy online to buy baclofen online, and purchase clomid online with no prescription, and buy diflucan without a prescription online, and purchase with no prescription premarin 15 mg online. Get a discount when buy doxycycline online no prescription, and buy cheap acyclovir online no prescription

Bi tapınak, bi yüzek derken rakının sonuna yaklaştık

Kategori: Marduk 2012 — Metin - 4:43 am - Pazartesi, 22 Şub 2010

Cancun ile Merida arası, turistik sebeplerle Meksika’nın en güzel yolları. Yaşasın Meksika’nın en güzel yolları. Çünkü buraya kadarki yollar beni feci gıcık etti. Araba kullanmaya bayılan ben, şurada altı üstü 3000 küsür km. araba kullandım, yirmibin km kullanmış gibi yoruldum. Nur’la Fikret sağolsunlar arabanın önünde direksiyon olmayan kısımlarını kullanabiliyorlar.

Bu yollarda işaretlere güvenilmiyor pek. Daha önce anmıştım, yollardaki km. hesabını hatırlarsınız. Yollar yapısal olarak da hatalı. Birçok yerde virajda eğim hatalı verilmiş, her an her yerden her türden kasis çıkabiliyor.. gece kullanmamak lazım misal. Ayrıca şoförleri bir miktar ABD şoförlerine benziyor. Ama yollar ABD yollarına benzemeyince bu durum katastrofik olabiliyor. Bir de İstanbul şoförleri gibi de gururlular. Geçilmeye katlanamayanları, yol vermeyenleri filan da çıkıyor. Bir keresinde bir konvoy sollarken girmeyeyim diye arayı kapatan bir şoför oldu ki, levyeyle dövmek lazımdı amigoyu.

Lakin Chichen Itza yolu börrek gibiydi. İşaretleme tam, yol geniş ve çoook ender bulunur bir şekilde hakiki otoban. Amigoların para aldığı yolların neredeyse tamamı gidişli gelişli yollar yoksa.

dsc_3730

Chichen Itza bu Meksikanın en meşhur Maya antik kenti. Doğal olarak en büyük Maya kentlerinden birisi. Kocaman bir piramiti var ortada ki, adını ruzgar tanrısı Cuculcan’dan almış, epey görkemli duruyor. Merdivenlerine çıkmak Allahtan yasaktı, çıksaydık maazallah epey kilo kaybederdik. Bu piramit bir tapınak. Zaten genellikle buradaki piramitler, Mısır’dakiler gibi mezar değil, tapınak. Bu tapınak, ayrıca bir takvim. Her bir köşesinin, basamak sayılarının, platformlarının filan birer anlamı var. Kimi ay sayısı, kimi gün sayısı..

dsc_3799

Misal, 4 cephesinin her birinde 91’er basamak var. 4*91=364. Buna tepedeki düzlüğü ekliyorlarmış ve yıldaki gün sayısını buluyorlarmış. Daha önce Fikret’in söylediği gibi Mayalar, takvim hesabında epey cinler. 365 gün 6 saat olarak tam isabetliler.

Daha pek çok böyle numarası var bu tapınağın ve Chichen Itza’nın. Ama biz en çok top sahasından etkilendik.

dsc_3766

Bu Mesoamerikan top oyununun nasıl oynandığı bilinmiyormuş. Vikipedi’nin yalancısıyım. Muhtelif rivayetler varmış. 4 ve daha üstü kilogramda toplarla oynanıyormuş. 3000 yıl kadar oynanmış da kimse bir köşeye yazmamış sanırım tam kurallarını. Top sahasınsın iki kenarındaki halkalar o kadar yüksekteydi ki bu bilgiler eşiğinde bir haftalık oyunlar 1’er gollü skorlarla filan ancak geçiyordur bu koşullar altında ancak. Doğrusunu bilen yorum yazsın, cehaletimi hoş görsün.

dsc_3761dsc_3794

Benim gibi yapıp dünyanın yedi yeni harikasından birisi olan Chichen Itza’yı “Çikın İtza” diye okumayın sakın, ayıp olur. Çiçhen İtza diye okunuyor kendileri.

Mayalar, buraya gelmişler, bir posta yerleşmişler, sonra bir şekilde terk etmişler. Birkaç yüzyıl sonra rüyalarında görmüş olsalar gerek tekrar yerleşmeye gelen grup bugün gördüğümüz halini inşa etmiş. Bir kısmına hazır konmuş, bir kısmını yeniden yapmış.

Chichen Itza’da yine içimiz dışımız Maya kültürü dolduktan sonra, restoranımızda bir takım folklorik giysili hanım kızlarımız dans ettiler sağ olsunlar.

img_3247Lakin kafalarına bira koyup dans etmeye başlayıvermesinler mi? Tabii bizim önümüzde yapılmaması gereken birkaç hareketten birisi :) Derhal bir tanesine rica edip, bira şişesini alıp rakı bardağını yerleştirdik. dsc_3726-1

İçebileceğini de söyledik, ama sanırım görev başında içmiyordu. Yoksa maazallah rakıyı kim reddedebilir ki :)

Chichen Itza’dan hemen dibindeki Valladolit’e yollandık. Valladolit, Zocala’sı, katedrali, sempatik insanları, ekonomik fiyatlarıyla çok güzel bir yer idi. Lakin yeni hedefimiz Tuluma kilitlenmiştik bile biz.

Tulum da şaşırmayacağınız üzere bir Maya kenti. Lakin buranın kalıntıları Palenque yahut Chichen Itza yanında pek sakil kaldı. Hatta Fikret, giriş parasının Palenque ile aynı olmasını (51 pezo) Palenque’e yapılmış bir büyük haksızlık olarak görüp bir Palenque fanı olarak kişisel aldı.

dsc_3956dsc_3966

Sanırım burası, hem deniz kum güneş görmüşken biraz kültürlenmek isteyen turistlerin ihtiyaç giderdiği bir yer.

dsc_3911

Kalıntıları bir kenara bırakırsanız, enfes bir sahili var. Turkuaz bir deniz. Ama ben böyle turkuaz deniz görmedim. Sürekli bir müthiş tabloya bakıyormuşsunuz gibi. ABD dizilerinde ya da Mahsun Kırmızıgül’ün Maldiv adaları kitsch klibinde hani helikopterle yukarıdan gösterilen yerler vardır ya, onların aynısının tıpkısının bir güzeli buralar.

dsc_3912

Kumu bembeyaz ve incecik. Un gibi. İnsanın pasta yapası geliyor. Önce unladıkları için olsa gerek hiç oranıza buranıza yapışmıyor da (bu bayat espiritin telifi pek muteber bir şahsa aittir, espirit bayat olduğu için isim vermeyeyim, teşekkür edeyim).

dsc_3922

dsc_3926

Palmiye ağaçları, kokonat ağaçları, iguanalar.. tam bir sefa yeri. Akşam saatlerine kadar elektrik yok. Wireless hak getire. Ot tepeli bungalowlar iptidai ve pek konforlu aynı anda. Bir miktar nem var, epeyce de rüzgar; o kadar kusur da kadı kızında da olur. Hele kış yaşayan Türkiye’ye fazla bile ağız şapırdattırdım sanırım :)

dsc_3935

dsc_3976

Velhasıl biz de Karayip denizimize girip, kumsalda bir miktar malak gibi yattıktan sonra akşam indik şehre, gezindik biraz. Karnaval vaktiydi, yoldan geçen dansçılarla biz de bir miktar oynadık.

dsc_3849dsc_3856dsc_3864dsc_3865dsc_3867Sonra döndük sahilimize, açtık bungalow’umuzun bahçesinde rakımızı içtik güzel güzel. Bu satırları güncelledikten sonra da gidip aynı işi yapacağız.

dsc_3908

Yarın da kısmetse Cancun’un dibindeki Isla of Mujares’e yollanacağız. Yol sonuna geliyor, rakı azalıyor, of.. of.

Yaşasın rakı. Yaşasın Karayip. Yaşasın nazik Meksikalılar. Yaşasın lezzetli yemekleri.

Lakin hala ben şunu bilir şunu söylerim, Chiapas gibisi yok.

Fotoğraflar: Fikret Bekler

5 yorum »

810

Yorum yazar umit

22 Şubat 2010 @ 14:03

Cok guzel gorunuyor hersey, istah acici, kiskandirici, vs vs vs, Metin sen oraya yerlessene, ne yapacksin Turkiye’ye gelip, biz sana kargoyla raki yollariz, canin sagolsun:)

812

Yorum yazar özge

23 Şubat 2010 @ 11:05

Evet evet Metin, sen oraya yerleş. Burada seni hiç özlemedik hatta her akşam şükrediyoruz halimize. Bizi unut artık. Seni hiç kıskanmadığımızı bil ve inan. Ya da bana gelirken güneş gözlüğü getirme, başka bir şey getir, getir ama…

820

Yorum yazar sedef

25 Şubat 2010 @ 10:51

Süper hayatınız var orada… Gerçi dönüşünüze az kaldı ama burada hepimiz kıskanıyoruz… Bana bir duble lütfen…

849

Yorum yazar Neslihan

26 Şubat 2010 @ 18:46

bize de bir duble

850

Yorum yazar Gürkan

26 Şubat 2010 @ 18:49

süper eğlenmişsiniz biz okuyalım siz gidin

RSS ile yazılara yapılan yorumları takip edin. Sitenizden geri izleme yapın

Yorum yap

XHTML: Kullanılabilir etiketler: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>