visit online pharmacy and buy norvasc online, after that buy cheap wellbutrin online no prescription, and cheapest valtrex no prescription. Get your discount in pharmacy when buy arimidex online, and buy lasix without prescription. Make sure your are secure when you buy neurontin online without prescription, and buying cheap retin-a no prescription online. Best place to order flagyl online without prescription, and order cheap zovirax online no prescription, and order cheap zovirax no prescription. Go to the best pharmacy online to buy baclofen online, and purchase clomid online with no prescription, and buy diflucan without a prescription online, and purchase with no prescription premarin 15 mg online. Get a discount when buy doxycycline online no prescription, and buy cheap acyclovir online no prescription

Marduk Maya’sı: Ya tutarsa!

Kategori: Marduk 2012 — Metin-Fikret - 10:12 am - Perşembe, 18 Şub 2010

Bu 2012 olayını ben şahsen çözdüm.

dsc_3357

Fikret mühendisi problemle ilgilenmekten çözüme gelemedi. Nur’un kafası hepten karışık. Fakat ben hazır çözmüşken derhal anlatmazsam çatlarım. Galiba –yine- bir dizi insanı kızdıracağım. Olsun. N’apalım. Kaderde varsa deriden yüzülmek, neye yarar üzülmek?

dsc_3459

Şimdi malumunuz 21 Aralık’ta Maya takvimi sona eriyormuş. Ve bu mevzuyla alakalı olarak da şu sıralar bir dizi felaket başlayacak ve 21 Aralık “civarlarında” yahut tam olarak o vakit muhtelif şeyler olacakmış. Engin Ardıç öyle diyor misal. Felaket derken neler olacağının net bir reçetesi yok. Deprem filansa daha taze Haiti’de en fecisinden bir tane oldu. Savaşsa, komşumuz Irak’ta hala hergün onlarca insan ölüyor. Tsunami’si taze bitti. Bush, Julio Iglesias, hatta Kayahan bile gördü bu dünya felaket adına. Daha ne olsun?

Bunlar sayılmazmış ama.

dsc_3400 Bu sefer hakkaten çok acayip şeyler olacakmış. Ne bileyim, maviyle sarı karışınca yeşil olmayacaktır belki. Göl, maya tutar. “Burdur bur mudur?” sorusuna cevap bulunur. Ajda Pekkan ve Erol Büyükburç yaşlanır. Yani hakikaten a-tipik “şeyler”, felaketler olacakmış.

Senaryoların en yaygınına göre yüksek yüksek tepelerde ev kurulabilecek. Oralar felaketten yırtacakmış. Nur anlattı ki bir kısmı onun arkadaşı olan epey bir insan Ekvador’da yüksek yerlerden, “korunaklı yerlerden” kıymetinin onlarca katı para ödeyerek yerler almış. Türkiye’de de ilişkin çok satan kitabın yazarı Burak Eldem ve ekibi başta olmak üzere bir dizi insan aynı şekil yukarılardan ev almış.

dsc_3461

Bu, benim anladığım en özet kadarı. Yüzlerce ciltlik teferruat eklenebilir tabii buna. Ben her zamanki gibi 7 yaş kafasıyla düşünmeyi seviyorum.

1. Bu tedirgin, ayakkabısında delik bulunmayan Facebook hesabı sahibi batılılar sadece yüksek yüksek tepelerin kalacağına inanıyorlarsa ev almamalılar. Kiralamalılar. Ve bol bol silah almalılar. Çünkü felaket merhaleler halinde geleceği için insanlar ister istemez yukarılara kaçacaktır. Bütün dengeler değişmiş olacaktır. Tapu ve kadastro müdürlüğü filan çoktan tarih olacağı için tapu kağıtları da ancak üzerine not tutmaya yarayacaktır. Silah her durumda daha kullanışlı olacaktır. Bu pratik bilgiyi verdiğim için bana da bir güzellik yaparlar umarım oralara kaçarsam :)

dsc_3432

2. Olay Maya takvimi. Bir çok Maya köyü gezdik. Tedirginlik sıfırdı. Hatta daha açık konuşursak konu Maya köylülerinin umurunda bile değildi. Sen git Avustralya’dan, Türkiye’den geril. Takvim adamların takvimi ayol. Bırakın onlar gerilsin.

3. İşin bir de spritüalist kısmı var. Onlar her zamanki gibi om nima şiva oy şanti şanti. Bir alışkanlık olarak iki saat konuşup bir şey söylemeyen bu Batılı orta sınıf canı sıkılan ekibin bu konudaki fikrini pek çok konuda olduğu gibi anlamadım. Bir dizi nereye çekiştirsen oraya gider şiirsel kelam duydum tabii. Anlamadım dolayısıyla yorum yapamayacağım.

dsc_3435

4. Özetle: Bakındığım kadarıyla anladığım, “şu şuna benziyor bak bu da buradayken şöyle” diye sürüp giden onlarca hikayeyi birleştirerek yapmışlar. Bunlardan çok oldu. Yer depremi sel baskını kuraklık açlık filan. Sakin olun arkadaşlar. Hepimiz öleceğiz. İnanın bana. Felaket gelirse “bir biz kurtulalım” diye şimdiden kendini kurtarmaya çalışmak da hafif terbiyesizlik değil mi? Gelmezse şebek oldunuz. Gelirse aferim size. Hepimiz öldük bir siz yaşıyorsunuz. “Ben dememiş miydim?” diye sırıta sırıta gezersiniz. Tabii, madde 1’i iyi okuyun bence her durumda. Ben şansımı deneyip altın önerimi yapayım. Rakınızı için. Ne demiş atalarımız? “Let it be, let it beee”

dsc_3365

Fikret: Metin’in “bir elimde rakı bir elimde su, Marduk falan umurumda değil doğrusu” yaklaşımına ben de tamamen katılıyorum. Lakin bir yandan da  “2012’de Marduk gelecek” diyen bir ton okumuş yazmış, mürekkep yalamış insan var. Ben şahsen, Metin’in mühendislik vurgusunun hakkını vererek onları da dinlemeden yapamıyorum. Bir ehlikeyif için; takvim hesapları, kültürlerin incelenmesi vs “nerden çıktı şimdi bunlar” dedirten, keyif kaçırıcı hadiseler… Ama her türlü meseleyi anlamak da bir numaralı ehlikeyif işi elbette.

Maya takvimini ve Mayaların kültürünü inceleyen bir kısım insan diyor ki: Güneş Sisteminde 10. gezegen olarak dolaşan Marduk / Nibiru üç bin küsur yılda bir güneş çevresindeki turunu tamamlıyor ve üç bin küsur yılda bir dünyanın çok yakınından geçerken dünyada bir takım felaketlere yol açıyor. Bu gezegende yaşayanlar da dünyamızı ziyaret ederek bazı değişimleri tetikliyor. Uçuk bir komplo teorisi gibi gözüküyor ama her komplo teorisinde olduğu gibi bunun da pek çok dayanağı var. Hadise teknik ve karışık, lakin bazı satır başları şöyle

1. Mayalar Dünyanın güneş etrafında dönüşünün 365 gün 6 saat olduğunu 2-3 bin yıl önce bulup, bizim “dört yılda bir uyguladığımız 29 Şubat hadisemiz” gibi zaman düzeltmesi bile yapacak kadar  konuya hakimler.

2. Birbirlerinden zerre haberleri olmaması gereken Mayaların diliyle, eski Mısırlıların dili arasında hem ses hem de anlam olarak ortak olan en az 150 kelime bulunuyor.

3. Henüz Amerika kıtası keşfedilmeden önce burada yapılmış heykellerde, Afrikalı ve Asyalı insan yüz tipleri görülüyor.

4. Çok teknik olacak ama, dünyanın eğik ekseni -yerde çevrilen topacın yaptığı gibi- bir  “yalpalama / presesyon” hareketi yapar. Her bir yalpalamayı da yaklaşık 26.000 yılda tamamlar. Ki, bu da Mayaların beş çağdan oluşan takviminin toplam süresi kadar.

5. Tekerleği icat etmemiş, madencilik yapmamış, saban bile kullanmaya başlamamış olmasına rağmen Mayalar; bütün bu birikimlere sahip Mısırlılar kadar derin bir matematik ve astronomi bilgisine sahip.

Şimdilik bu kadar sıkıcı teknik bilgi yeter… Biz dolanmaya, araştırmaya, rakı içip içirmeye ve yeni havadisleri sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz.

Not: Yazının içindeki fotoğraflar Palenque’de çekilmiştir.

2 yorum »

797

Yorum yazar Mustafa ÇEŞMECİ

20 Şubat 2010 @ 19:18

20 gündür her gittiğiniz yerde rakı içiyorsunuz. Bu kadar rakıyı nasıl taşıyıp ülkeye nasıl soktunuz?
Yoksa su katarak mı içiyorsunuz…?…

Fiko, kaç fotoğraf oldu?..

809

Yorum yazar admin

22 Şubat 2010 @ 02:42

Mustafa Ümit’cim, yanımızda 12 tane litrelik rakı vardı :) Şu an 2 litrelik şişe kaldı. Şişelerin yanı sıra 15 tane falan bardak da soktuk Meksika’ya… Girişte bavulları açıp şöyle bir bakıyorlar. Kırılmasın diye tişörtlere sardığımız rakıları gördüler. Hiçbir şey demediler. Adamlar öyle bir içiyor ki, bikaç şişe daha alkol girmiş ülkeye pek umurlarında değil.

Çok fotoğraf çektim ama, okumuşsundur blog’da en güzel yerlerde ve anlarda fotoğraf çektirmek istemedikleri için makineyi çıkaramadım. Hayatım boyunca bu acıyı çekicem :(

RSS ile yazılara yapılan yorumları takip edin. Sitenizden geri izleme yapın

Yorum yap

XHTML: Kullanılabilir etiketler: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>