Kuru Fasulyeli Karayolları: Tekrar Meksika’dayız.
Merhaba, ben Fikret. Fotoğrafları ben çekiyorum diyerek yazı işlerine karışmıyordum -daha doğrusu kaytarıyordum- ama bu sefer de ben bir iki satır karalayayım dedim.
En son sizlere Meksika’nın Pasifik kıyısındaki şirin “ilçesi” Zipolite’den bildirmiştik. Zipolite; backpacker turistleriyle, Türkiye’nin güney sahil kasabalarına benzeyen ambiyansıyla o kadar Meksika değildi ki oradan koşarak uzaklaşmak istedik. Oysa soğuk kış günlerini yaşayan yalnız ve güzel ülkemizden uzakta güneş yağları sürünerek bir güzel haşlanmakta idik.
Koşarak olmasa da bir gün kalıp, arabamız Cucaracha’ya atlayarak oradan ayrıldık. Hedefimiz San Cristobal idi. Çevresinde hem Maya uygarlığının kalıntılarına hem de hâlâ İspanyolca yerine eski dillerini kullanan Mayaların torunlarının yaşadığı köylere ev sahipliği yapan San Cristobal ziyadesiyle ilgimizi çekiyordu. Lakin yol uzundu. Bu yüzden de dün akşam yolun yarısında Juchitan de Zaragoza’da mola vermek zorunda kaldık.
Valla, ne yalan söyleyelim Meksika gezimizde en az ilgimizi çeken şehir oldu Juchitan. Akşamüstü otelden çıkıp şöyle bir şehri dolandık.

Başkent Mexico City dahil her Meksika şehrinde rastladığımız korsan CD ve DVD’ciler burada da sokakları işgal etmişti. Yaptığımız pazar arştırmasına göre Meksika’da Türkiye’yi birkaç kez katlayacak devasa bir korsan piyasası mevcut.

Meksika şehirlerinde İstanbul’daki eski belediye pazarlarına benzeyen ama çok daha sıkış tepiş bir takım kapalı pazar yerleri var. Bunların bazılarında veya bazı kısımlarında büfelerimize benzeyen “yemekçi”ler var. Bunlarda çok ucuza karnınızı doyurabiliyorsunuz. Biz de hemen bir tanesine çömdük. Juchitan’lı bir ana’nın kızlarıyla işlettiği bir yerdi burası…

Burada yemeklerin yanına kuru fasulye (bazen ezmesini getiriyorlar, daha güzel oluyor) ve limon mutlaka ama mutlaka konuyor. Sokak büfesinde de yeseniz, düzgün bir restoranda da yeseniz…

Yalnız Meksika’da fiyat yazan menüsü olmayan küçük yerlerde birşeyler yerken dikkatli olmak icap ediyor. Turist olduğunuz algılandığı anda -ki algılanmamanız mümkün değil zaten tipiniz itibariyle- fiyatlar anında değişebiliyor. Kadının arkasından konuşmak gibi olmasın, “Aman nasıl olsa ucuz buralar” diye oturduğumuz büfemsi yerin maması bizi hafiften yoldu gibimize geldi. Ama kendisinin hoş muhabbeti ve leziz Meksika atıştırmaları nedeniyle, yerleştiğimiz tahta sıralardan “sağlık olsun” diyerek kalktık.

Juchitan şehri hakkında elimizdeki rehber kitap, “gay ve travestilerin çoğunlukta bulunduğu ve özgürce rahat yaşadıkları bir şehir” diye yazıyordu. Biz de doğrusu, kendimizi bu tarz bir şehir görmeye hazırlamıştık. Ama şu ana kadar gördüğümüz Meksika şehirlerinden farklı bir izlenim edinmedik Juchitan’ı dolanırken.

Bu sabah Juchitan’ı geride bıraktık. (Bu arada siz bu satırları Türkiye’de okurken, zaman açısından bizden 8 saat ileride olduğunuzu unutmuyorsunuz değil mi?) Günün büyük kısmı, dün de olduğu gibi yolda geçti. Ama sonunda Oaxaca (Oahaka okunur) eyaletinden çıkıp Zapatistalarıyla ünlü Chiapas (Çiapas okunur) eyaletine ulaştık.

Bizi aldı bir sevinç. Hani demiştik ya, “Meksika’ya dönünce haber vereceğiz” diye… İşte haber veriyoruz, Meksika’ya döndük, mesuduz.
Fotoğrafta sabahtan beri birşey yememiş olan Nur bizi yürüyüp gitmekle tehdit ederken görülüyor : “Chiapas’a doğru aç bir kadın göreceksin, şaşırma”. Metin ise kendisinin de acıktığını, ama ancak Fikret Chiapas eyaleti girişindeki tabelalarda çekmek istediği fotoğrafları çektikten sonra devam edebileceklerini anlatıyor: “Sen yürü git, biz seni toplarız geçerken.” Fotoğrafları çekip yola tekrar koyulduk.

Sonunda bir yol kenarı bakkal / büfe karışımı mekanda kahvaltımızı yaptık. Elbette yağda yumurtalarımızın yanında yine kuru fasulye, limon ve acı sos vardı.

Kahvaltıdan sonra tekrar yola koyulduk ve San Cristobal’a vardık en nihayet. Şehri gördüğümüz kadarıyla pek beğendik ama henüz tam hakkıyla gezemedik.


Metin, San Cristobal sokaklarında akşam gezerken yakaladığı bir küçük çocuğa Mayalar konusunda bir iki soru sormak istediyse de ufaklıktan doyurucu cevaplar alamadı. Bu araştırma girişimi bize 5 pesoya patladı. Sevimli ufaklığa harçlık veriverdik. Bir de bilgi edinmek için daha sıradan yöntemler kullanma kararı aldık.
Yarın 2012 konusunu araştırmak üzere bir Maya köyü arayacağız. Mümkünse konuya daha hakim insanlara danışacağız mevzuyu.