visit online pharmacy and buy norvasc online, after that buy cheap wellbutrin online no prescription, and cheapest valtrex no prescription. Get your discount in pharmacy when buy arimidex online, and buy lasix without prescription. Make sure your are secure when you buy neurontin online without prescription, and buying cheap retin-a no prescription online. Best place to order flagyl online without prescription, and order cheap zovirax online no prescription, and order cheap zovirax no prescription. Go to the best pharmacy online to buy baclofen online, and purchase clomid online with no prescription, and buy diflucan without a prescription online, and purchase with no prescription premarin 15 mg online. Get a discount when buy doxycycline online no prescription, and buy cheap acyclovir online no prescription

Fikret Yeni Rakı Şapkasını Troçki’nin Banyosuna Düşürdü!

Kategori: Marduk 2012 — Metin - 10:05 am - Cumartesi, 27 Şub 2010

Bugünümüz, en özel günlerimizden birisi oldu. Çünkü kendilerini Kahlo ve Troçki’ye ayırdık.

Meşhur Mavi Ev’e gittik sabah ilk iş. Mavi Ev, Frida Kahlo’nun büyüdüğü, Troçki’nin Meksika’ya ilk geldiğinde kaldığı, Diego Riviera ile Frida Kahlo’nun birlikte yıllarca yaşadığı, kavga ettiği; her köşesi bir şeyle dolu, dünyanın en meşhur evlerinden birisi.

dsc_42091

(Devamı …)

Mexico City, Puebla, Oaxaca, Zipolite, Juchitan, San Cristobal, Tonina, Palenque, Campeche, Merida, Celestun, Chichen Itza, Valladolid, Tulum, Isla Mujares, Cancun ve yeniden Mexico City… Çok yorgunuz. Tatile ihtiyacımız var.

Kategori: Marduk 2012 — Metin - 9:15 am - Cuma, 26 Şub 2010

Biz, bu Yucatan yarımadasında nereye gitsek şöyle diyorlar: “Burada senenin bir, bilemediniz iki günü yağmur yağar o da size denk geldi”.

Lakin nasıl bir bir iki günse on gündür bitemedi :)

Nereye gitsek yağmurla giriyoruz. Hayır, zaten rakı stoğumuz Chiapas’ta Maya yerlisi kardeşlerimiz tarafından emilmişti. Şimdi bir de yağmur ortamı insanı sürekli rakı içmeye sevk ediyor, olmuyor.

Allah kimseyi rakısız memlekette bırakmasın diye biter Vefa Zat üstadımızın rakı duası. Biz o kadarını –çok şükür- yaşamadık henüz ama, şunu pekala söyleyebiliriz: Allah kimseyi rakıyı temkinli içmek zorunda bırakmasın. Yani, elbette bıraksın da, bu temkin tasarruf için olmasın. Sağlık için olsun, ne bileyim suyunu çıkarmamak, “öpüjim” şeklinde filan konuşmamak için olsun. Ama ha bitti ha bitecek diye rakı içilmez ki kardeşim. Rakı bu. O bol bol olacak, sen az içeceksin. Bırakın araba saatte 400 km ile gidebilsin, ben 60’la sürerim cool olur. (Devamı …)

Bi tapınak, bi yüzek derken rakının sonuna yaklaştık

Kategori: Marduk 2012 — Metin - 4:43 am - Pazartesi, 22 Şub 2010

Cancun ile Merida arası, turistik sebeplerle Meksika’nın en güzel yolları. Yaşasın Meksika’nın en güzel yolları. Çünkü buraya kadarki yollar beni feci gıcık etti. Araba kullanmaya bayılan ben, şurada altı üstü 3000 küsür km. araba kullandım, yirmibin km kullanmış gibi yoruldum. Nur’la Fikret sağolsunlar arabanın önünde direksiyon olmayan kısımlarını kullanabiliyorlar.

Bu yollarda işaretlere güvenilmiyor pek. Daha önce anmıştım, yollardaki km. hesabını hatırlarsınız. Yollar yapısal olarak da hatalı. Birçok yerde virajda eğim hatalı verilmiş, her an her yerden her türden kasis çıkabiliyor.. gece kullanmamak lazım misal. Ayrıca şoförleri bir miktar ABD şoförlerine benziyor. Ama yollar ABD yollarına benzemeyince bu durum katastrofik olabiliyor. Bir de İstanbul şoförleri gibi de gururlular. Geçilmeye katlanamayanları, yol vermeyenleri filan da çıkıyor. Bir keresinde bir konvoy sollarken girmeyeyim diye arayı kapatan bir şoför oldu ki, levyeyle dövmek lazımdı amigoyu. (Devamı …)

Dönen tekerlek zaferi müjdeler!

Kategori: Marduk 2012 — Metin - 8:27 am - Cumartesi, 20 Şub 2010

San Cristobal’den gözümüzde tomurcuk yaşlarla çıktık yola. Chiapas bırakın Meksika’yı, dünyanın müstesna alanlarından bir tanesi. Süper doğası, kültürü, Zapatistleri, tarihi ve elbette insanlarıyla on numara bir yer.

İnsanları o kadar nazik ki bir örnekle açmam gerekiyor anlatabilmek için.

Otelimizin şirin sahibesinin adı Carolina. Carolina, arabamızı biraz ileride bir akrabasının evinin bahçesine park ettiriyordu güvenli olsun diye. Bir sabah arabayı almaya beraber gittiğimizde garaj kapısının önüne başka bir araba çekmişti. Carolina, sanki kendi suçuymuş gibi benden defalarca özür diledi. Daha doğrusu özür dileme olduğuna emin olduğum sesler çıkardı. Ben de ona bunun manasız olduğunu, çünkü bir kabahati olmadığını anlatan sesler çıkarmaya çalışarak aynı yönde el kol hareketleri salıverdim bir yandan. Carolina, civar esnafa “bu araba sizin mi” diye sordu. Bulamadı sahiplerini. Sonra, iki tane yağız Meksika delikanlısı, ellerinde kolalarla bir yerlerden geldiler ve bizim onları beklediğimizi görür görmez pek utandılar. Karşılıklı özür dilediler. Ek olarak oğlanlar Carolina’ya nezaketinden dolayı defalarca ve mahçup bir şekil teşekkür etti. (Devamı …)

Marduk Maya’sı: Ya tutarsa!

Kategori: Marduk 2012 — Metin-Fikret - 10:12 am - Perşembe, 18 Şub 2010

Bu 2012 olayını ben şahsen çözdüm.

dsc_3357

Fikret mühendisi problemle ilgilenmekten çözüme gelemedi. Nur’un kafası hepten karışık. Fakat ben hazır çözmüşken derhal anlatmazsam çatlarım. Galiba –yine- bir dizi insanı kızdıracağım. Olsun. N’apalım. Kaderde varsa deriden yüzülmek, neye yarar üzülmek?

dsc_3459

Şimdi malumunuz 21 Aralık’ta Maya takvimi sona eriyormuş. Ve bu mevzuyla alakalı olarak da şu sıralar bir dizi felaket başlayacak ve 21 Aralık “civarlarında” yahut tam olarak o vakit muhtelif şeyler olacakmış. Engin Ardıç öyle diyor misal. Felaket derken neler olacağının net bir reçetesi yok. Deprem filansa daha taze Haiti’de en fecisinden bir tane oldu. Savaşsa, komşumuz Irak’ta hala hergün onlarca insan ölüyor. Tsunami’si taze bitti. Bush, Julio Iglesias, hatta Kayahan bile gördü bu dünya felaket adına. Daha ne olsun? (Devamı …)

Meksika polisi: Buralarda bir Türk içkisi içiliyormuş senyor

Kategori: Marduk 2012 — Metin - 8:36 pm - Çarşamba, 17 Şub 2010

Yeni durağımız Sina Cantan Bölgesinde, Bochojbo Bajo isimli bir Maya köyüydü.

Maya köyü dediğimiz yerleri sakın ola ki belirli bir standart dahilinde bulunan / görünen yerler zannetmeyin. Buralar birbirinden epey farklı yapıda yerler. Konuşulan diller bile aynı temelde olsalar da farklı birbirinden. Bir köyle “Şerefe” demeyi öğreniyorsunuz, gidiyorsunuz bir diğerine, şerefe olmuş körefe. Zaten kitle iletişim araçları yardımıyla yayılmayan, gazetede yazmayan, TV’de konuşmayan diller genellikle böyle bir mikro lokallikte ayrışırlar. Bizim oralarda bile dip dibe olan Arhavi lazcasıyla Fındıklı lazcası arasında farklar vardır.

Bu yolculukta laz adı biraz fazla mı geçti ne?

Neyse. San Cristobal’e yakın bir Maya köyünde ilk durağımız bir kadın kolektifiydi. (Devamı …)

Yeni Rakı’nın Maya Adı: Turkopoş!

Kategori: Marduk 2012 — Metin - 9:11 pm - Pazartesi, 15 Şub 2010

Son 3-4 gün, aylar gibi geldi. Şu blogu bu kadar(cık) sayfaya sığdırmak yazmak o kadar zor oldu ki..

En son eşcinselleriyle meşhur Juhitan’da kalmıştık. Juhitan’dan hep yaptığımız gibi sevgi dolu duygularla arabamıza çöktük. Sonrasında, sanırım hayatımın en güzel uzun yolunu sürdüm. Chiapas müthiş bir eyalet. Kıvrım kıvrım yolları köylerden bahçelerden, sanki –nasıl oluyorsa- mutlu bir Fakir Baykurt romanının içinde geziniyormuş hissiyle sürdük arabamızı. Sevimsiz silahlarla dolu asker kontrol noktalarını ve asla iktisat edilmeden serpiştirilmiş hız kasislerini saymazsak herşey çok güzeldi.

Asker kontrol noktalarının şov maksatlı olduğu pek belliydi. Çünkü sabit noktalardı. Ben eşkiya olacağım da gidip belli ki yıllardır aynı yerlere konuşlanmış asker noktalarına sobeleneceğim. Olmaz öyle :)

(Devamı …)

1. Geleneksel Chiapas Rakı Günleri

Kategori: Marduk 2012 — Metin-Fikret - 10:47 am - Pazar, 14 Şub 2010

Arkadaşlar, feci ihmal ettiğimizin farkındayız blogumuzu.
Fakat şu son üç gün öyle bir geçti ki, hepimize üçer hafta gibi geliyor.
Maya köyleri.. muhteşemler. O kadar sahiciler, o kadar enteresanlar, o kadar açıklar ve eşzamanlı olarak o kadar kapalılar ki şapkanız uçar. Bizim uçtu.

dsc_2827
(Devamı …)

Kuru Fasulyeli Karayolları: Tekrar Meksika’dayız.

Kategori: Marduk 2012 — Fikret - 9:15 am - Cuma, 12 Şub 2010

Merhaba, ben Fikret. Fotoğrafları ben çekiyorum diyerek yazı işlerine karışmıyordum -daha doğrusu kaytarıyordum- ama bu sefer de ben bir iki satır karalayayım dedim.

En son sizlere Meksika’nın Pasifik kıyısındaki şirin “ilçesi” Zipolite’den bildirmiştik. Zipolite; backpacker turistleriyle, Türkiye’nin güney sahil kasabalarına benzeyen ambiyansıyla o kadar Meksika değildi ki oradan koşarak uzaklaşmak istedik. Oysa soğuk kış günlerini yaşayan yalnız ve güzel ülkemizden uzakta güneş yağları sürünerek bir güzel haşlanmakta idik.

Koşarak olmasa da bir gün kalıp, arabamız Cucaracha’ya atlayarak oradan ayrıldık. Hedefimiz San Cristobal idi. Çevresinde hem Maya uygarlığının kalıntılarına hem de hâlâ İspanyolca yerine eski dillerini kullanan Mayaların torunlarının yaşadığı köylere ev sahipliği yapan San Cristobal ziyadesiyle ilgimizi çekiyordu. Lakin yol uzundu. Bu yüzden de dün akşam yolun yarısında Juchitan de Zaragoza’da mola vermek zorunda kaldık.

(Devamı …)

Pasifik Kuralları: Sarı gördün, yüz. Kırmızı gördün, rakı iç.

Kategori: Marduk 2012 — Nur - 6:43 pm - Çarşamba, 10 Şub 2010

Sevgili ehlikeyif,

Biz şu an, ayıptır söylemesi Pasifik’e karşı sahilde pina colada içip güneş yanıklarımızı tartışıyoruz : ) Fikret tarçınlı pina colada’nın su katılmış boza olduğunu, Metin de üstün ırk Lazlara güneş işlemediğini savunuyor. Arkamızda oturan İsviçreli çakma hippie’ler de çok kötü mandolin çalıp sinirlerimizi bozuyor.

dsc_26651

(Devamı …)

Sonraki sayfa »