online pharmacy propecia sale
levitra professional sale
mail order viagra
cialis professional 100mg
order cialis no rx
low price propecia
best price viagra
ordering viagra online
online propecia cheap
best value cialis
viagra canada pharmacy
erectile dysfunction pill
levitra vardenafil
viagra online order usa
cialis canada
liquid propecia
online levitra sale
discount propecia
sale levitra
overnight delivery viagra
cialis usa
get viagra
levitra sales
order viagra canada
cialis europe
generic propecia 5mg
pfizer viagra 50mg online
order propecia 1mg
drug propecia
mail order viagra
viagra 100mg
free trial of cialis
viagra for sale uk
finasteride for sale
buy propecia for less
order viagra online uk
viagra usa
viagra price
buy no rx cialis
levitra for sale
discount brand name cialis
canadian pharmacy levitra
sale propecia
cialis australia
no prescription viagra sale
cialis 10mg
propecia 5mg
buy fast propecia
cheap cialis pillstore
buy drug propecia
mail order cialis
order finasteride

Fotoğraflara selam… Yola devam…

Kategori: Proje 61/16 — Fikret - 4:08 am - Pazartesi, 15 Haz 2009

Metin’in bir önceki mesajının içine fotoğrafları yerleştirirken -ki bu sırada maalesef bir McDonalds’da oturmaktaydık- bilgisayarlarımızın pili bitiverdi. (Bu sefer kaldığımız meşhur ama salaş Riverside Otelde internet bulunmamakta) Otele dönüp, bilgisayarları şarja yatırdıktan sonra, çıktık dolandık ve şimdi yine internete kavuştuk. Ve karşınızda önceki yazının içine girmeyi başaramayan fotoğraflar:

dsc_0254-2421

Muddy Waters’ın kardeşi, Robert Morganfield o kadar sıcak bir insan ki; yanından ayrılırken kendisine hediye ettiğimiz Yeni Rakı şapkasını anında başına takıverdi.

dsc_5865

Robert Morganfield’ın pek küçük evinin küçük oturma odası…

dsc_0218-206

Robert Johnson’ın hatırasına kadeh kaldırdık.

dsc_0267-253

Greenville’de kaldığımız otelin yakınındaki juke joint’te kurduk rakı soframızı.

dsc_0266-252

Hatta mekana akşam üzeri evde patlattıkları mısırlarını yemeye gelen mahalleli bir teyzeye de Yeni Rakı’mızdan bir yudum tattırdık.

dsc_0350-302

Biraz sonra aynı mekanda, geçen yazıda Metin’in bahsettiği gazeteci / televizyoncu tayfasıyla tanıştık ve de anında kaynaştık. Dominick bizi evine davet etti ve beş kişi kalkıp arka sokaktaki evine gittik.

dsc_0330-291

Bu yeni üç arkadaşımız da diğer Greenville’liler gibi sıcak insanlar…

dsc_0372

dsc_0355-307

Dominick’in evindeki çeşitli müzik aletleri, dinlediğimiz plaklara eşlik etti.

dsc_0410-330

Gece Dominick’in evinden çıkıp, tekrar arka sokaktaki juke joint’e gittik ve o akşam çalan grubu dinledik. Biraz da cuma akşamı olması nedeniyle herhalde, bu gece dün geceye oranla hayli kalabalıktı içerisi !

Gelelim ziyaret ettiğimiz iki müzeye…

dsc_5922

Birincisi Highway 61 Blues Museum idi. Müze ve turizm ofislerinde genelde belli yaşın üzerinde teyzeler oluyor Şu ana kadar karşılaştığımız hepsi, istinasız tatlı, sempatik ve yardımsever idi.

dsc_5880

Highway 61 Blues Museum’da çok malzeme var. Ama en ilginçlerinden bir tanesini sizlere sunarak bu bölümü geçelim.

İkinci müze B.B. King Museum… Bu müzenin içerisi oldukça güzel düzenlenmiş. Lakin içeride fotoğraf çekmek yasak olduğu için, size dışarıdan bir iki kare sunabileceğiz.

dsc_59391

Müze, B.B. King’in bir zamanlar “jean işçişi” olarak çalıştığı fabrikada kurulmuş.

dsc_5953

Dünkü yazıda Metin bahsetmeyi unuttu ama müzenin kafe ve hediyelik eşya bölümünde görevli olarak çalışan yaşlı bir hanımefendiyle tanıştık ki; kendisi de yine blues tarihinin önemli şahsiyetlerinden. Blues müziğin efsane mekanlarından Indianola’daki Club Ebony’nin sahibi efsane kadın Mary Shepard!

dsc_5954

Mary Shepard bize gençlik yıllarını gösteriyor.

Ben fotoğrafları yüklerken Metin çok sıkıldı. “Kalkıp mekanlara teftiş edelim” diyor. Bana da bu iyi bir fikir gibi geldi. Biz şimdi son Clarksdale gecemizi yaşamaya gidiyoruz. Yarın anlatırız, Clarksdale gecelerinde neler olup bitiyor.

2 yorum »

89

Yorum yazar Suna

15 Haziran 2009 @ 19:10

Clarksdale gecelerini merakla bekliyoruz.
Blues Brothers 2009 version Turk seklinde bir film projesine ne dersiniz?
Sayenizde ne cok sey ogreniyoruz, ne guzel yerler ve insanlar taniyoruz.
Bu gezilerin devamini biz de isteyecegiz. Radikal ekteki roportajinizi da okuduk. Artik aya gidene kadar takipteyiz. Anason kokulu yollar bundan sonra nereye cikacak acaba?
Selamlar ve iyi yolculuklar…
Bu arada siz konaklayinca Atilgan ve Teresa’da dinlenmedelerdir. Aman geveze Teresa Atilgan’i yoldan cikarmasin.
Sayenizde yazdiklariniz ve fotograflarinizla blues yolculugundayiz bizler de. Emeginize saglik.

99

Yorum yazar Aydın Gündüz

17 Haziran 2009 @ 04:08

fikret sanki bir 10,5mm gördüm devam aman diim güzel oluyor :)))

RSS ile yazılara yapılan yorumları takip edin. Sitenizden geri izleme yapın

Yorum yap

XHTML: Kullanılabilir etiketler: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>