online ordering of meds order zovirax mail order, order cheap medications here without a prescription order flagyl no visa without rx, ordering generic medications online premarin generic, buy cheap viagra and cialis online - get your discount medicine online arimidex, buy cheap generic medications online buying neurontin over the counter, order online generic and brand medications doxycycline sale, buy cheapest medications with overnight delivery ordering lasix online without a prescription, cheap canadian pharmacy online overnight baclofen cod, generic medications online ordering norvasc prescription, order online generic and brand medications buy diflucan with no perscription, buy cheap generic medications online generic wellbutrin sr online

Tanıştırayım; Yol Arkadaşlarımız: Atılgan ve Teresa !

Kategori: Proje 61/16 — Fikret - 9:20 am - Perşembe, 11 Haz 2009

Merhaba, ben Fikret… Birkaç gündür Metin’in kaleme aldığı eğlenceli satırları okuyorsunuz. Asıl işimin senaryo yazarlığı olması ve son bir iki yıldır, koşturarak aralıksız birşeyler yazıyor olmam nedeniyle, buralarda gezerken “nedense” elim pek yazmaya gitmiyor. Bana kalsa şu satırları da yazmayacaktım ama baktım bütün yazı işi Metin’in üzerine kalmış, dur dedim, ben de iki çift kelam edeyim.

Bu sabah (ABD takvimiyle, 10 Haziran Çarşamba günü) kiralık arabamızla yola çıktık. İstanbul’dayken kurduğumuz, “üstü açık eski bir Amerikan arabası” kiralama hayallerimiz bir süre önce suya düşmüştü zaten. Öyle yaşlı arabaları kiralamak mümkün değil. Zaten bulmak da pek mümkün değil. Neticede “hayvan gibi” bir 4×4 kiraladık. Daha doğrusu kuzeye doğru yola düşüp de yollarda “ne hayvanlar” olduğunu görene kadar öyle zannediyorduk. Yollarda gördüklerimiz yanında, bizimkisi “mini cooper” gibi kaldı valla!

dsc_5461

İlk iş olarak, Chicago’ya kadar bizi taşıyacak bu yol arkadaşımıza bir isim koyalım dedik. Baktık ki bizim eleman, seri bi alet, oraya girmem, buraya gitmem yapmıyor; “Atılgan” dedik. Uzay Yolu’nun Enterprise’ına da buradan selam olsun! Atılgan, Mississippi plakalı bir yerli.

dsc_54661

Tam Atılgan’la yola çıkacaktık ki, birden Amerikan otobanlarında ilk kez yol alacağımız aklımıza geldi. Yani durmadan haritaya bakmak, durup yol sormak falan filan gerekiyor. Böyle şeyler de ehlikeyif insanların canını sıkan mevzular. Dedik ki, Atılgan’a bir GPS taktıralım. Hem geceleri yalnız kalınca onun canı sıkılmasın, hem de yollarda bizim…

Şimdi arabamıza bir isim verince, bu cipies’e isim vermemek olmazdı. Birkaç isim düşündük. Baktık ki bu alet pek dikbaşlı, sert ve otoriter bir karaktere sahip. Yani söylediği yerden gitmeyince sinirleniyor falan. Onun rotasını kullanman konusunda ısrarcı. Adı Teresa olsun dedik. (Nerden çıktı şimdi bu derseniz; hep anlatılır ya, yabancı kız liselerinin sert rahibe hocaları… Bize onları çağrıştırdı… Rahibe Teresa gibi…)

dsc_5558

Bu Teresa acayip bi insan, yani alet… Bir kere konuşabiliyor. Ama seni duyamıyor.  Sen gideceğin yerin ismini yazıyorsun, o tarif ediyor. Sürekli bıdı bıdı konuşuyor. “Sağa dön, sola dön” falan, çenesi de durmuyor hanımefendinin. Neyse, biz tabii ilk iş olarak, bir sonraki durağımız olan Natchez’in ismini verdik sevgili Teresa’ya…

dsc_5560

Bütün derdimiz Blues Yolu’nu takip etmek ve Highway 61 üzerinde yol almak olduğu için, elbette Natchez’e Highway 61’den gitmek istiyoruz. Ama gel gör ki, Teresa, rotayı 10 numaralı otoban üzerinden çizip duruyor. Çünkü bizim Route 61, tabiri caizse İstanbul – Ankara arasındaki “Efsanevi E-5″ gibi olmuş. Trafik yeni yapılan 10 nolu otobana  kaymış. Herkes gibi Teresa da orayı tercih ediyor. Biz elimizdeki haritalar yardımıyla, Highway 61’e doğru yol gittikçe, alıyor Teresa’yı bir telaş. Hemen yeni bir rota çiziyor. Bütün derdi, bir şekilde 10 nolu otobana çıkmak. Allahtan Atılgan buna uymuyor da… Bir iki denedi, baktı olmayacak, yelkenler suya indi Teresa’da… Highway 61 üzerinden tarif vermeye başladı. Biz de Natchez’e ulaştık.

dsc_5582

Bak yazarken, daldım, bir tek Atılgan’la Teresa’dan bahsettim. Oysa bugün Highway 61’de yol almaya başladık. Sonra ilk kez gerçek bir Amerikan kasabasına düştü yolumuz. (Bugüne kadar New York ve New Orleans gibi iki büyük şehirde turlamıştık.) Anlatılacak şeyler var. Ama ben aylardır kesintisiz yazıyor olmanın verdiği “yazı tutukluğu” içerisindeyim ve detayları sonraya bırakarak sizlere birkaç fotoğraf daha sunuyorum.

dsc_5625

dsc_5586dsc_5606

14 yorum »

47

Yorum yazar Melda Erçelikcan

11 Haziran 2009 @ 12:03

Teresa’yı sevdim:) anladığım kadarı ile zeki olduğu kadar küstah kendisi:) Metin’i de canından bezdirmiş olmalı ki yoluna otostopla devam ediyor.

havanız nasıl olursa olsun yolunuz açık olsun:)

51

Yorum yazar Metin

11 Haziran 2009 @ 16:53

benim otostop da amma inandırıcı olmuş. arkada atılgan :))

52

Yorum yazar ülkü

11 Haziran 2009 @ 16:56

o yeni rakı afişini arkaya asmanız baya akıllıca olmuş.
ön cama asaydınız.

53

Yorum yazar Melda Erçelikcan

11 Haziran 2009 @ 19:19

jumbo shrimp yiyeydiniz.
5.95$

54

Yorum yazar özge

11 Haziran 2009 @ 19:47

benim içimi koskoca bir “blues” kapladı

55

Yorum yazar Suna

12 Haziran 2009 @ 00:31

Atilgan’in rengi yeni rakiya gitmis. Teresa’nin da bir iki dubleden sonra dogru yollari tarif edecegini tahmin ediyorum.
Iste yoldasiniz, bize de arkadaki muzik sesini hissetmek kaliyor.
Iyi yolculuklar.

56

Yorum yazar cuneyt

12 Haziran 2009 @ 01:13

Iyi yolculuklar arkadaslar,bizede keske ugrasaydiniz new jersey…..2 kadeh parlatirdik…

57

Yorum yazar Aydn Gündüz

12 Haziran 2009 @ 01:50

Bi kere o Teresa ismini değiştir Fikocum, ne o yabancı kız lisesinde okumuş gibi, kısaca Teres deyin gitsin :)))
61 numaralı karayolunu da zaman bitirmiş siz bilmezsiniz eskiden toprak yoldu orası ve bi sürü pis zenci elde gitar kah otostop yapar kah lanet güzel Blues çalarlardı, hala sizi öyle biriyle göremedik, eğer olur da rastlarsanız, tutuşturun eline bi duble rakı bakın nasıl çalacak Robert Johnson hal etmiş :)
bu arada gelirken bi stratocaster alırsan bana sevabına, sana burada 61 nolu karayolunun aynısını canlandırırım onunla :)))

61

Yorum yazar Kıvanç

12 Haziran 2009 @ 12:44

Resimlere hasta oldum, çok havalısınız çokkkk:)

62

Yorum yazar genco

12 Haziran 2009 @ 13:25

pekii, amarikanya’da tekel bayii açmak için nereye başvuruluyo. gene belediye mi? gerekli evrak nedir? zabıta çok karışıyo mu? yedirip susturmak mümkün mü?

97

Yorum yazar Ozan

16 Haziran 2009 @ 18:15

Cok cilgin. Bizim buna benzer bir planimiz vardi aslinda bir karavana dolusup birkac kafa oyle yollar nereye giderse diye. Tabi anason tenimize sinmeli bu arada. Yola devam.

107

Yorum yazar Nalan Başaran

19 Haziran 2009 @ 02:14

Eski çamlar bardak olur da toprak yollar asfalt olma mı??
Napcez gari.. içcez gari.. hatıralar eşliğinde..
(rokalar duruyosa itirazım olmaz tabi!

Sahi Oprah’a nooldu??

Fikret, ‘atılgan’ adı süper olmuş..
bence teresa da fena diil..
ne de olsa dramatik ifade konusunda yakın sayılırız.

Sevgiler.

108

Yorum yazar Nalan Başaran

19 Haziran 2009 @ 02:16

Metin,
Meda’ya haksızlık etme otostop konusunda..
ironiye katılmış ya işte..

İyi yollar ola..!

353

Yorum yazar seyhan durak

28 Ağustos 2009 @ 17:23

durmak yok yola devam

RSS ile yazılara yapılan yorumları takip edin. Sitenizden geri izleme yapın

Yorum yap

XHTML: Kullanılabilir etiketler: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>